Çıktığı Tarih : Ekim 1999
Yayın evi : Del Rey
Yazar : R.A Salvatore
Zaman Çizelgesindeki Yeri : Endor’dan hemen sonra
Star Wars romanlarının lisansı, 1991′den beri Bantam yayınevindeydi. Bu lisansın süresi 1999′da doldu ve yayın hakları Del Rey’e geçti. Del Rey, yayın programı için o zamana dek bir eşi görülmemiş çapta, devasa bir devamlı seri planlamıştı: New Jedi Order. İlk başta NJO’ın 25 kitap olacağı açıklanmıştı, ama daha sonra koca bir üçleme ve birkaç tek kitabın çıkartılmasıyla bu sayı 19 romana ve birkaç kısa hikayeye indirgendi. Yine de devasa bir projeydi bu; ve öykü Endor Savaşı’ndan 21 yıl sonra Vector Prime’la başlayıp, Endor Savaşı’ndan 25 yıl sonra sona erecekti.
New Jedi Order’ın tek özelliği devamlı büyük bir seriden oluşması değildi. editörler ve yazarlar, Star Wars evrenine şimdiye dek görülmedik bir şekilde bakacaklardı. Daha önce kitaplarda, ne olursa olsun kahramanlarımız hep sorunu çözer, baş iyi karakterlerin hepsi hayatta kalır, ve mutlu sonla biterdi hikaye. Savaşın karanlık yüzünü ve ana karakter ölümlerini sadece X-wing romanlarında görürdük. Şimdiye dek filmlerde görünüp de bir kitapta ölen en önemli karakter ise General Madine’di.
New Jedi Order bize fazlasıyla olgunlaşmış, ve karanlık bir galaksi sundu. Ve ilk kitapta, 22 yıllık film kahramanımız Chewbacca’yı öldürerek herkesi şok etti. Ekim 1999′da Vector Prime’ın yayınlanmasından beri NJO fanları ikiye bölmüş durumda. Kimileri Star Wars’ın bu olmadığını, bu kadar gerçekçi ve yıkıcı olmamasını gerektiğini savunuyor. Başka bir galaksiden gelen ve galaksiyi istilaya başlayan Yuuzhan Vong ırkı ise ”fazla bilimkurgusal” bulunuyor. Kimileri ise temel olarak aynı temaları tekrarlayıp durduran Endor-sonrası EU için NJO’ın geç bile kalmış, taze bir nefes olduğunu düşünüyor. NJO serisinin ”bayrağı bir sonraki kuşağa teslim etme” teması da fanları büyük ölçüde ikiye böldü. Kimileri ”Solo çocukları” Jacen-Jaina ve Anakin ile onların yaşıtlarının giderek daha ön plana çıkmasından rahatsızlık duyarken, bazı okurlar da bunun kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. Luke, Leia ve Han yaşlandılar, daha galaksiyi ne kadar kurtarabilirler; diyor bu topluluk da. Kısacası NJO başladığı günden beri çok tartışılıyor, ama kitaplar çıktıkça çok satan listelerini vurmaya da devam ediyor.
Vector Prime’ın kendisine dönelim: Luke ve Jedi Akademisi’nin çabaları sayesinde, galakside 100 kadar aktif jedi şövalyesi dolaşmaktadır. Han ve Leia’nın ikizleri Jacen ve Jaina ile küçük oğulları Anakin de geleceğin jedi şövalyeleri olmak üzere eğitimlerinde bir hayli ilerlemiştir. İmparatorluk’la olan savaş biteli yıllar olmuş, galaksi genel olarak bir barış ve rahatlama dönemine girmiştir.
Kötü haberlere gelince: Jedi’lar arasında bir birlik, ortak bir amaç yoktur. Özellikle Luke’un ilk öğrencilerinden biri olan Kyp Durron ve onu örnek alanlar, kimseye danışmadan galaksinin muhafızlığını üstlenmiş, Dış halka boyunca kaçakçı ve korsan arama peşine düşmüşlerdir. Bu da Luke için epey başa ağrısı yaratır, çünkü zaten Cumhuriyet’te jedi’ların rolünü sorgulayan ve onlara ihtiyaç duyulmadığını savunan kesimler özellikle bu başıboş jedi hareketlerinden şikayetçidir. Cumhuriyet’in başındakiler; yeni başkan olan Borsk Fey’lya ve yardımcı konseyi, yeni güçlerinin tadını çıkarmakta ve çeşitli sorunları görmezden gelmeye çalışmaktadır. Yeni Cumhuriyet, ortak amacını ve odağını kaybetmiş gibidir. ve böyle bir ortamda, Yuuzhan Vong öncü filosu olan Prateorite Vong, galaksiye girmeye hazırlanırken, Yuuzhan Vong ajanları da Cumhuriyet’in dikkatini galaksinin sınırlarından iç yerlere çekmek için kargaşa ve iç savaşlar çıkarmakla meşguldür.
Skywalker ailesinin kişisel bir problemleri daha vardır: Luke’un eşi Mara Jade Skywalker, kendisinden başka yakalandığı bilinen herkesi öldürmüş, esrarengiz bir hastalıkla pençeleşmektedir.
Açıkçası Vector Prime’ı pek sevemedim. Bunun sebebi, ”Chewie’yi öldüren kitap” olması da değil, zaten bundan bahsedeceğim. Başlıca sorun, yazar R.A. Salvatore. kendisinin çok iyi bir fantazi edebiyatı yazarı olduğu söyleniyor, ama açıkçası Star wars ona pek uymamış. Yazar zaten kendisi Star wars konusunda çok fazla bilgili olmadığını, daha önceki kitapların hiçbirini okumadığını itiraf etmişti. Del Rey ve LFL ona çeşitli referanslar vermiş ve tüm Star wars filmlerini dikkatle izleyip buradaki ruha uygun bir kitap yazmasını istemiş.
Sonuç, hiç de kendileri gibi olmayan karakterler ve durumlar. Biraz tuhaf, bu karakterlere pek uymayan diyaloglar. Ve İngilizce’nin biraz acemice kullanılışı(gerçi bunu Salvatore’un Star Wars’a olan yatkınlığıyla bir alakası yok!). Özellikle Lando Calrissian katlolmuş. Bunca yıldan sonra Han ve diğerlerinin Lando’yu eski ama güvenilmez bir tanıdık olarak görmeleri tamamen karakter dışıydı. Lando’nun Falcon’u Sernpidal’e göndermesi ve bu yolculuğun Chewbacca’nın ölümüyle sonuçlanmasından sonra gösterdiği tepki de inanılacak gibi değildi.
Lando’dan başladık , Lando’dan gidiyoruz. Helska-IV’te öncü Yuuzhan Vong filosunun ve üssünün yokedilmesinde Lando’nun özel ”kalkan gemileri”nden yararlanıldı. Şimdi bir bakalım: lando bu gemileri, Endor’dan 5 yıl sonra Thrawn tarafından yok edilen Nkllon’daki maden tesislerinde kullanım için yaptırmıştı. Bu gemilerin başka hiç bir fonksiyonu yok, 800 metre çapında kocaman, idamesi pahalı gemiler, ve buna rağmen zeki bir iş adamı olan Lando bunlardan 6-7 tanesini Nkllon’daki fiyaskodan sonra yaptırmış, ve 16 yıl boyunca bir köşede operasyonel vaziyette tutmuş. Bahanesi de ”bu teknolojiyi kaybetmemek”. Bana kesinlikle inandırıcı gelmedi.
Kitap tamamen de fiyasko değil elbette, yoksa daha serinin başından ilgimi kaybederdim büyük ihtimalle. Salvatore’un hakkını da vermek lazım: İlk defa bu kitapta gördüğümüz Yuuzhan Vong ırkı, onların tuhaf gelenekleri ve bir o kadar anlaşılmaz, fantastik organik teknolojileri oldukça iyi tanıtılmıştı. Gerçi kitaplar ilerledikçe bu ırkla ilgili daha pek çok şey öğreniyoruz, ama Vector Prime bu bakımdan başarılı bir tanıtım oldu. Kitabın en iyi yazılmış Yuuzhan Vong karakteri, Belkadan’da galaksinin dışında hayat arayan ExGal bilimadamlarının arasına sızmış olan savaşçı Yomin Carr’dı. Belkadan’da geçen olaylar ve bilimadamlarının Yomin Carr karşısında ölüme mahkum oluşları, ortaya çıkan gerilim iyi yazılmıştı. Danni Quee de gelecek vaadeden bir karakter. Nihayet ne jedi, ne de bir as pilot olmayan bir kadın karakter. Yomin Carr’ın kitabın ilerki kısımlarında Mara Jade ile olan düellosu da bir Yuuzhan Vong savaşçısı ile bir Jedi’ın ilk kez teke tek çarpışmalarıydı. maalesef burada da anlaşımaz bir durum var: Tüm dövüş sırasında, aynı binada olan Luke Mara’nın başının dertte olduğunu hissetmedi bile!
Kitabın ikinci ilginç ve yeni Vong karakteri de, daha sonra seri boyunca bir türlü ölmeyen ve sonunda tüm destanın kilit adamlarında biri haline gelecek olan Nom Anor’du. Kendisi Cumhuriyet’in dikkatini dağıtma amaçlı savaşlar çıkarmakla meşgulken, karakterinin ileride alacağı şekli kim tahmin edebilirdi! Kitabın diğer önemli Vong karakteri Prefect Da’gara ise ilginç olmayı başaramayan ve tamamen iki boyutlu bir tipti.
Chewbacca’nın ölümü… Doğrusu Chewbacca artık EU yazarları için gereksiz bir yük olmaya başlamıştı. Karakterler ve durumlar değiştikçe, kimse onu nasıl kullanacağını bilemiyor gibiydi. Rolü ve karakteri önemsizleşmeye başlamıştı büyük Wookiee savaşçısının. Ve Del Rey ve Lucasfilm, okuyucuları sarsmak, ama daha da çok karakterlerin hayatlarında köklü bir değişiklik yapıp onların yepyeni yönlerini keşfetmek için böyle birşeye ihtiyaç duyuyordu. Galakside artık kimse ve hiçbirşey güvende olmayacaktı. Han Solo’nun dediği gibi ”güvenlik baloncuğu artık patlamıştı” Ve hedef Chewbacca olarak seçildi. Chewie kahramanca öldü; Anakin Solo’yu ve bir Yuuzhan Vong silahıyla ölüme mahkum edilen gezegen Sernpidal’den pek çok kişiyi kurtarmaya çalışırken. Tüm bu sahneler, ayın yüzeye yaklaşmasıyla gezegende artan gerilim ve aciliyet hissi oldukça iyi ve dokunaklı yazılmıştı. Ve Chewie’nin ölümü, gerçekten de NJO boyunca pek çok değişime sebep oldu: Anakin Solo’nun onun ölümünden dolayı kendisini pişman hissetmesi ve kendisini giderek daha çok itmesi, sonunda kendi ölümü, ve dolayısıyla Jacen, Jaina ve Tahiri’nin uğradığı değişimler. Han’ın içine düştüğü bunalım, herşeyden kaçması, kendi maceralarını yaşadıktan sonra Leia’yla her zamankinden daha iyi bir ikili haline gelmeleri… Chewbacca’nın ölümüyle ilgili en büyük şikayetim, onu birkaç Yuuzhan Vong savaşçısıyla yüz yüze dövüşürken görememiş olmak.
Cem Eğit

Işın Kılıcı kullanımında kaç çeşit manevra vardır?
Jung: 180 derecelik dönüş. Jung Ma: Bir saldırı için güç kazanma amaçlı yapılan 360 derecelik dönüş. Sai: Rakibin bacaklara yaptığı saldırıdan sakınmak için gerçekleştirilen Güç-destekli sıçrayış. Shun: Işın Kılıcının tek elle tutularak ve ivme kazandırılması amacıyla 360 derece çevrilmesi.