The New Rebellion

Çıktığı Tarih : 1996

Yayın evi : Bantam Publishing

Yazar : Kristine Kathryn Rusch

Zaman Çizelgesindeki Yeri : Endor’dan 13 yıl sonra

Leia liderliğindeki Cumhuriyet hükümeti yeni bir idari yıla girerken bu kez, Cumhuriyet’in giderek büyümesinin kaçınılmaz sonucu olarak eskiden İmparatorluk altında hizmet vermiş olan bürokrat ve politikacıları da hizmete almaya başlamıştır. Bu durum Leia’nın hiç hoşuna gitmez. Luke Yavin IV’teki akademisinde Jedi eğitimini sürdürmekte, son zamanlarda pek yapacak işi olmayan Han da vaktinin büyük kısmını çocuklarına adamaktadır. Tam bu sırada, Güç’te bir huzursuzluk meydana gelir-bunu bir tek Luke, Leia ve çocuklar hisseder. Bir yerlerde çok sayıda kişi ölür. Bunun daha ne olduğunu ve kendileriyle olan ilgisini keşfedemeden, Cumhuriyet kısa tarihinin belki de en şok edici terör saldırısna hedef olur ve Senato’nun ortasında meydana gelen patlamada düzinelerce senatör ölür, Leia dahil pek çoğu da yaralanır.

The New Rebellion, Star wars kitapları söz konusu olduğunda ortalama bir kitap. Kitap hiç sıkmadan, rahatlıkla ve hızlı bir şekilde tüketilecek türden. Klasik üçlemenin ruhuna oldukça yakın, baş karakterler bir kaç aksama dışında iyi yazılmış. Bu kitabın en hoş yanlarından biri, filmlerdeki tüm önemli karakterlere yer veriyor olması: Leia, Han, Luke, Lando, Chewbacca, Wedge, Artoo ve Threepio’nun önemli rolleri var ve hiç birinin diğerlerinden çok fazla öne çıktığı söylenemez, bu karakterlere eşit olarak dağıtılmış gibi kitap.

Ancak hemen her yazar gibi Kristine Kathryn Rusch da Chewie’yle bazı sorunlar yaşamış; bir kaç yerde esprili bir durum yaratmaya çalışırken Chewbacca’yı fazla beceriksiz gibi göstermiş. Ancak bu çok önemli değil. Yalnız Luke’la ilgili başka bir sorun var ki, ona birazdan geleceğim.

Artoo ve Threepio bu kitapta tam formdalar, kendi başlarına çok önemli işler başarıp tıpkı ANH’ta olduğu gibi günün kurtarılmasında önemli rol oynuyorlar. Pek çok kitapta sevgili droidlerimizin arka plana düştüğü, ya da hatta hiç kullanılmadıkları düşünülürse bu oldukça iyi bir gelişme. Üstelik droidlerle, ve onların varoluşa bakışlarıyla ilgili çok ilginç düşünceler var kitapta. Sıradan galaksi vatandaşlarının droidlere ne gözle baktığı, ve çoğunun inanmak istediğinin aksine droidlerin birer alet olmaktan çıkıp birer birey oldukları çok açık. Kısacası, biraz ilginç droid felsefesi mevcut kitapta

Yazarın kendisinden önce gelen eserlere çeşitli göndermelerde bulunması devamlılığın sağlanması açısından iyi, ancak bazen filmlerden çok fazla örnek gösteriyor, hatta bazı kısımlarda üst üste filmlerden ‘özlü sözler’ beliriyor karakterlerin kafasında.

Black Fleet Crisis’ten sonra bu kitapta da görüyoruz ki Cumhuriyet hükümeti hala doğum sancılarıyla pençeleşiyor; bir isyan hareketinden galaktik yönetime geçme aşamasından hala kurtulamıyor. Tüm bunların etkilerini çok daha acı bir şekilde yaşayacak karakterlerimiz ileride…

Bombalama olaylarına rağmen, bu kez asıl tehdit altında olan Cumhuriyet değil, Skywalker/Solo aileleri. Çünkü Luke’un başarısız olduğunu ve karanlık tarafa düştüğünü öğrendiğimiz öğrencilerinden biri olan Kueller, onları yok etmek ve galaksideki en güçlü Force-user olmak istiyor. Kueller genç bir adam ve karanlığa düşüşünün arkasında yatan sebepler oldukça trajik, ancak ondan sonra yaptığı şeyler ve planları o kadar ürkütücü ki, ona hiç bir sempati duymak mümkün değil. Elinde çok az güç olmasına rağmen oldukça tehlikeli bir rakip olduğunu kanıtladı. maalesef yebilişi biraz fazla kolay oldu. Luke bu sefer sadece onunla değil, diğer bir başarısız öğrencisi Brakiss’le de karşı karşıya. Ancak burada Brakiss Kueller’in emri altında, sürekli endişe ve korku içinde, huzursuz bir karakter. Luke’un onun annesiyle konuştuğu sahne üzücüydü. herhalde Shmi de Anakin’in Vader olduğunu görecek kadar yaşasaydı böyle hissederdi. Elbette, Brakiss ilk olarak, zaman çizelgesinde daha ileride geçen ‘Young Jedi Knights’ serilerinde yaratıldığı için bu kitapta konuk kötü adam niteliğinde ve onunla işimiz burada bitmiyor. itiraf etmek gerekir ki Artoo liderliğindeki astromech droidlerinin onu kovalayıp kaçırması oldukça komikti!

Bu kitap Lando’nun iç dünyasını iyi sergiliyor. Onun dostlarına nasıl önem verdiğini, ve hatta hala 14 yıl önce Han’a Bespin’de ihanet etmesinden ötürü kendisini pek affedemdiğini, her fırsatta bunu düzeltmeye çalıştığını görüyoruz. Smugglers’ Run denen yere Han’ı uyarmaya giderken kendisini çok büyük bir tehlikeye atmaktan çekinmedi. Ama sonun da kurtarılması gereken kişi kendisi oluyor! Bu arada bir kaçakçı sığınağı olarak tanımlayabileceğim Smugglers’ Run’da geçen kısımların pek de iç açıcı olduğunu söyleyemeyeceğim. insan kaçakçılarla dolu bir astroid kuşağının ilginç olacağını beklerdi ama burası düpedüz itici, ve ziyaret bile etmek istemeyeceğiniz bir yer…

Bu kitabın ortalamanın üstüne pek çıkamamasının sebeplerine gelince…

En başta, kadın yazarlar Luke’tan ne istiyorlar yahu? Children Of the Jedi’da bacağı gidiyordu, The Crystal Star’da keçileri kaçırdı(gerçi o kitabı okurken ben de az daha kaçırıyordum), falan filan. Yazarlar ona fiziksel ve ruhsal işkence çektirmeye bayılıyorlar. The New Rebellion bu konuda en ileri gideni. Luke’u önce uçan balonlara benzeyen bazı tuhaf mahlukatlar yemeğe çalışıp yaralıyorlar, sonra sabote edilmiş X-wing’i havaya uçuyor ve her tarafı yanıyor ve ayak bileği kırılıyor; sonra yaklaşık 4 metrelik ama kendisini bebek sanan bir başka yaratık onunla fareyle oynargibi oynuyor. Luke kitabın üçte ikisini yanıklar, yaralar, kırıklar, ve hayvan salyaları içinde geçiriyor.

Bir başka başlıca şikayetim de, yazarın galaksinin ve Cumhuriyet’in boyutlarını kavrayamamış olması. Cumhuriyet sanki sadece birkaç yüz gezegenden oluşmuş ve bir kaç düzine senatör tarafından idare ediliyormuş gibi yansıtılmış. Savaş filosu ufacık, tek bir yerde üretilen bombalı droidler nasılsa tüm galaksiyi tehdit edebiliyor… böyle örneklere tüm kitap boyunca rastlamak mümkün.

Uzay savaşı kısmı son derece kötü ve hatalarla doluydu. . Yazarın bu konuda biraz daha araştırma yapması gerekirdi. Bir de, nerede Luke’un jedi’ları? Akademi yaklaşık 6 yıldır epey jedi üretti, Luke ya da Leia’nın bunlardan yardım istemesi böyle bir durumda son derece yerinde olurdu, üstelik ‘güvenecek kimsemiz kalmadı’ derken. Hele Leia’nın Luke’u Kueller’den kurtarmaya Almania’ya giderken bunu düşünememiş olması tuhaf…

The New Rebellion, herşeyi okumaya hevesli değilseniz atlayabileceğiniz bir kitap. Daha çok zaman dilimindeki bir boşluğu doldurmakla görevlendirilmiş gibi duruyor. Ancak okunması kolay, ve kusurlarına rağmen Star Wars hissini yakalayan ve film karakterlerine bol bol yer veren bir öykü…

Cem Eğit

Mos Eisley Uzaylimanı'ndaki barın sahibi kimdir?

Chalmun adında bir Wookiee.


Tüm grafikler ve tasarım ©1997 ©2009 Hasan Yalçın Lucasfilm Ltd.'e ait materyal, logo, karakter, figür ve resimlerin kullanım hakkı Lucasfilm Ltd.'ne ve Lucasfilm Ltd. Türkiye Temsilcisi Max Licensing. Ltd. aittir. STAR WARS (C)1977, 1998 Lucasfilm Ltd.; The Empire Strikes Back (C)1980, 1998 Lucasfilm Ltd.; Return of the Jedi (C)1983, 1998 Lucasfilm Ltd. Episode I-The Phantom Menace®, Lucasfilm Ltd.ve THX® 1999 Episode II-Attack of the Clones®, Lucasfilm Ltd. ve THX® 2002 Episode III Revenge of the Sith®, Lucasfilm Ltd. ve THX® 2005

Kullanım Şartları ve Copyright