The Jedi Academy Trilogy

Çıktığı Tarih :1994

Yayın evi : Bantham Publishing

Yazar : Kevin J. Anderson

Zaman Çizelgesindeki Yeri : Endor’dan 7 yıl sonra

Bu üçlemeyi yazan Kevin J. Anderson’ın niçin favori Star Wars yazarlarım arasında olmasının pek mümkün olmadığını açıklamadan önce hemen şunu söyleyeyim: Bu üçlemedeki olaylar çok önemli.

Anderson’a bir Star Wars zaman çizelgesi uzmanı denilebilir, diğer Genişletilmiş Evren hikayeleriyle hiç çelişmeden, hatta onlara göndermeler yapıp daha sıkı bir devamlılık yapmayı çok iyi biliyor.

Bu üçlemedeki olaylar da galaksi ve kahramanlarımızın tarihi açısından çok önemli. Bu yüzden Endor-sonrası Genişletilmiş Evren okumaya karar verirseniz bu kitapları atlamamanızda fayda var:

Jedi Search

Klon Palpatine’in yenilgisinden sonra İmparatorluğun artıkları binbir parçaya bölünmüş birbirlerini yemektedirler ve giderek daha da zayıflarlar, Yeni Cumhuriyet onlara karışmaz ve bu rahatlama dönemini yaralarını sarıp güçlenmeye çalışmakla değerlendirmektedir, artık ciddi bir şekilde Jedi Order’ı galaksiye geri döndürmeye karar veren Luke Jedi Akademisi için öğrenci bulma çalışmalarına başlar, Han ve leia’nın ikizleri Jacen ve Jacen 2.5 yaşına basmışlardır ve artık ister istemez öykü içinde kendilerini biraz daha belirgin bir şekilde göstermeye başlarlar, ve Leia Mon Mothma’dan sonra Yeni Cumhuriyet’in yeni politik lideri olmak üzeredir.

İlk kitap bence serinin en iyisi, hatta fazla eleştiremeyeceğim tek kitabı üçlemenin.

Anderson’un tarzı fazlasıyla basit, karakterleri biraz çarpıtılmış, ve yaratıcı şeyler bulmaktansa filmlerde gördüğümüz öğelerin daha abartılı şekillerini kullanmayı tercih ediyor.

Sun Crusher adlı ufacık, kendisi yok edilemez bir zırhla kaplı ve güneş sistemlerini yoketme kapasiteli bir silah mesela… Anderson ‘superweapon’ hastası maalesef. Ama bu ilk kitap gerçekten eğlenceli ve baştan sona tempoyu düşürmeden gidiyor. Ölüm Yıldızı’nın planlarının son aşamaya getirildiği, gizli ve 11 yıldır galaksinin geri kalanıyla teması olmayan Maw Tesisi’yle karşılaşmamız kitabın en iyi kısımları. Burada ilk Ölüm Yıldızı’nın çalışan fakat iskelet halinde bir prototipi, sözünü ettiğim yeni yapılan Sun Crusher ve kendisi 4 yıldız destroyeriyle burayı korurken İmparatorluğun çoktan yıkıldığını daha şimdi öğrenen Daala adlı son derece zıvanadan çımış bir kadın İmparatorluk amirali var. Kitabın sonu tam bir keşmekeş, ama dediğim gibi eğlenceli.

Dark Apprentice

İkinci kitapta Luke 12 öğrenci toplamış ve Yavin-IV’te onları eğitmeye başlamıştır. Herhalde bundan daha kötü bir yer seçemezdi, çünkü 4000 yıldır burada hapis olan efsanevi Sith lordu Exar Kun’un ruhu uyanır ve Luke’un en yetenekli öğrencisi Kyp Durron’u ayartıp bela çıkarmaya başlar.

Çocukluğunu ve ailesini mahvetmiş olan İmparatorluk’tan nefret eden Kyp, Cumhuriyet’in gizlediği Sun Crusher’ı çalıp hala İmparatorluğa hizmet eden gezegenlere karşı bir terör seferine çıkar, Amiral Daala da küçük yıldız destroyeri filosuyla aynı şeyi yapmaktadır ya da yapmaya çalışır, ama 11 yıldır kapalı kalmak onu paslandırmış olmalı ki sürekli yenilgi alır.

Champions of the Force

Üçüncü kitap en beteri ne yazık ki…

Anderson bunu yazarken kurgu ve hikaye örgüsü olayını unutmuş sanırım. Herşey içiçe geçiyor, bir olaydan bir olaya atlanıyor ve bu çok aceleci bir tarzda yapılmış, Özellikle kitabın son yarısındaki olaylar sanki tek bir öğleden sonra geçmiş gibi bir his uyandırıyor insanda.

Tüm bunlara rağmen insan gene de fazla kızamıyor çünkü yazar hafif ama eğlenceli tarzını korumayı başarıyor. Bu arada bu kitapta iş başında gördüğümüz diğer ‘İmparatorluk kötü adamları’nın yanında Amiral Daala bir askeri dahi gibi kalıyor! O kadar beceriksizler yani. Exar Kun’un Luke’un öğrencileri tarafından yokediliş biçimi de hayal kırıklığı yaratıyor…

Anderson’un üzerine fazla gitmemek lazım, kendisinin EU’ya verdiği katkılar (zararlar?!) yadsınamaz. Sonuçta bu kitaplar mutlaka okunması gerekenler arasında, genel olarak eğlenceliler, ama fazla bir kalite beklemeyin.

Cem Eğit

Jediları tekrar iş başında göreceğimizi müjdeleyen bir seri. Uzun süre sonra yine karanlık güce ve kılıç duellolarına tanık olduğum için çok mutlu olmuştum bu seriyi okurken.

Yalnız Thrawn üçlemesinden okuduktan sonra Daala’nın ölmemesini Thrawn’a yapılmış bir haksızlık olarak görüyorum. Sonuçta imparatorluk bence ancak Thrawn gibi birisiyle Asiler için bir tehlike teşkil edebilirdi.

Onur Kaya

Boba Fett üzerinde hangi silahları taşır?

Boba Fett'in giydiği Mandalorian savaş kostümü modüler bir yapıya sahip olduğu için kollardaki silahlar çıkarılıp başka aletlerle değiştirilebilir ama Fett'in standart ekipmanı genelde şunlardan oluşur: BlasTech EE-3 lazer tüfeği, alev makinesi, fırlatma kablosu, lazer kesiciler, bir roket ya da yakalama kancası atabilen roket motorlu sırt çantasın yerleştirilmiş bir fırlatıcı, minyatür el bombası atar, dizliklerde ok atıcılar, kaskın içine yerleştirilmiş geniş görüş açısı sağlayan macrobinocular sistemi, ses ve hareket algılayıcılar, telsiz, minyatürize edilmiş yaşam destek sistemleri


Tüm grafikler ve tasarım ©1997 ©2009 Hasan Yalçın Lucasfilm Ltd.'e ait materyal, logo, karakter, figür ve resimlerin kullanım hakkı Lucasfilm Ltd.'ne ve Lucasfilm Ltd. Türkiye Temsilcisi Max Licensing. Ltd. aittir. STAR WARS (C)1977, 1998 Lucasfilm Ltd.; The Empire Strikes Back (C)1980, 1998 Lucasfilm Ltd.; Return of the Jedi (C)1983, 1998 Lucasfilm Ltd. Episode I-The Phantom Menace®, Lucasfilm Ltd.ve THX® 1999 Episode II-Attack of the Clones®, Lucasfilm Ltd. ve THX® 2002 Episode III Revenge of the Sith®, Lucasfilm Ltd. ve THX® 2005

Kullanım Şartları ve Copyright