Çıktığı Tarih :1995
Yayın evi : Bantham Publishing
Yazar : Barbara Hambly
Zaman Çizelgesindeki Yeri : Endor’dan 8 yıl sonra
Jedi Ustası Luke, artık Yeni Cumhuriyet Devlet Başkanı olmuş olan Leia ve Han, Ithor’a diplomatik bir ziyarete gittiklerinde bela onları delirmiş bir haberci şeklinde bulur.
Bu adam Han’ın eski kaçakçılık günlerinden bir tanıdığıdır ve getirdiği yarı belirsiz mesajdan ipuçları çıkarmaya çalışan ekibimiz işe koyulurlar. Han ve Leia Belsavis adlı esrarengiz bir gezegene kayıp jedi çocuklarını aramaya giderken, Luke ve iki öğrencisi de 30 yıl önce yapılmış ama görevini tamamlayamadan birileri tarafından devre dışı bırakılmış dev, otomatik bir İmparatorluk savaş gemisinde esir olarak bulurlar kendilerini.
Tesadüfe bakın ki ‘Eye Of Palpatine’ adlı bu geminin zamanında tamamlayamadığı, ama 30 yıl sonra esrarengiz bir şekilde tekrar aktif hale gelerek yerine getirmeye çalıştığı görevi Belsavis’i gizli ve ani bir saldırıyla yoketmek!
Barbara Hambly’nin yazdığı bu kitap, buradaki olaylardan az sonra geçen K. J. Anderson’un yazdığı ”Darksaber” ve ondan bir yıl sonra geçen ve yine Hambly’nin eseri olan ”Planet of Twilight” kitaplarıyla gevşek bir üçleme oluşturuyor.
Bu üçlemeye de resmi olmayarak Callista Üçlemesi deniyor, çünkü bu kitaplarda ana tema Luke’un Eye’da tanışıp aşık olduğu Callista isimli önce ruhken bir ”Invasion of body snatchers” numarası çekip etten kemiktenliğe terfi eden jedi arasındaki aşk.
Hemen belirteyim Children of the Jedi en sevilmeyen Star Wars romanları listelerinin daima en başında görülen isimlerden biri. Kitap Star Wars’a pek benzemeyen bir tarzda yazılmış, anlaması güç(hele ana diliniz İngilizce değilse), olaylar biraz tuhaf ve karakterlerin de pek kendilerinde oldukları söylenemez. Fakat ben bu kitaba bir kaç ay önce ikinci bir şans daha verdim ve bu sefer oldukça zevk aldım. Bir kere Luke’un nerdeyse hiç olmayan aşk hayatına biraz tuhaf bir şekilde olsa da birisinin girmesi önemli bir olay. Ayrıca Eye Of Palpatine’de geçen olaylar da bir hayli ilgi çekici. Leia ve Han’ın Belsavis’teki maceraları ise oldukça can sıkıcı, ve pek bir yere de varmıyor. Hambly’nin Han’ı ne yapacağını bilmediği de ortada..
Sonuç olarak bu büyük bir ihtimalle pek sevemeyeceğiniz bir kitap.Ama okumak istiyorsanız tavsiyem bunu listenizin biraz gerilerine atın, kesinlikle okuduğunuz ilk beş Star Wars kitabı arasında yer almasın. Bu gerçekten iyi yazılmış bir kitap ve Hambly de bence yetenekli bir yazar, ama pek star wars değil , en büyük sorunu da bu. Eğer okursanız Roganda ve Irek Ismaren isimlerini aklınızın bir köşesine not edin, çünkü ileride NJO serisinde hiç beklenmedik bir şekilde boy gösteriyorlar…

Han Solo’yu kurtarmak için 4 kişi ve 2 droid vardı. Neden böyle bir riske girdiler, daha kalabalık olsalar daha kolay olmaz mıydı?
Asilerin verdiği çok ciddi bir savaş var. Bir kişi -bu Han Solo bile olsa- için o kadar kaynak ayıramazlar. Üstelik Han'ı kurtarma işi bir yıl sürdü nerdeyse ve Leia, Luke, Lando, Chewbacca gibi önemli Asi elebaşlarının kıymetli vaktine sebep oldu. Bir yandan savaşı sürdürmek zorunda kaldılar, bir yandan arayışı.