Büyük Amiral Tigellinus’un keskin zekası ve karizmasının elit İmparatorluk çevrelerinde bir eşi yoktu. Bu sayede kısa sürede kendisine Moff Disra ve danışman Alec Pradeux gibi güçlü kişilerin arasında yer edindi. Ama sonra Thrawn ortaya çıktı. Yabancılardan hoşlanmayan ve fanatik derecede değilse bile bir insan elitisti olan Tigellinus, onun kuyusunu kazmak maksadıyla Thrawn’la dostluk kurdu. Bir yıl içinde Thrawn sadece İmparatorluk sosyetesi arasında değil, İmparatorluğun pek çok bölgesinde istenmeyen adam haline gelmişti.
Thrawn’ın görünüşteki sürgününden sonra, Tigellinus kendi kaderinin başka bir yerde olduğunu hissetmeye başladı. Bölgeleri korumak yerine onları yöneten kişi olması gerektiğini düşünüyordu. Etkisini kullanarak bu yönde çaba göstermeye başladı ve kısa bir süre sonra bir rütbe atlayarak Grand Moff’luğa getirildi. Grand Moff’lar arasında da tam insan olmayan Hissa’yla kafa tokuşturmaya başladı. Aralarındaki rekabete rağmen, Grand Moff Hissa’nın yardımı sayesinde Tigellinus İmparatorluk merkez Ssitemleri arasında çok önemli bölgelerin yöneticisi pozisyonuna geldi.
Endor’dan sonra bazı moff’lar bir araya gelerek başında Grand Moff Hissa’nın bulunduğu bir Merkezi Komite kurdular. Tigellinus da bu komite için düşünülen adaylardan biriydi. Hissa ona küçük düşürücü bir teklifte bulundu; Tigellinus’un Endor sonraki kanlı iç çekişmede hayatta kalmak için bu öneriyi kabul etmek zorunda kalacağını biliyordu. Fakat eski dostu Moff Disra’nın tavsiyesi üzerine Tigellinus teklifi reddetti. Öfkelenen Komite, güçlerini topladı ve Tigellinus’un vermeyi reddettiği şeyi zorla aldı-hayatı dahil. Komite’nin en yeni üyesi olan Moff Disra da memnuniyetle Tigellinus’tan kalan herşeyin başına geçti.