Galaktik popülasyon tarafından çoğunlukla yanlış anlaşılan ve hor görülen Askajian’lar kendi gezegenleri Askaj’ın dışında oldukça geç tarihlerde görülmeye başlanmış bir ırktı.
Ev hayatını ve çocuklarıyla ilgilenmeyi tercih ederlerdi ve sessiz, basit bir hayat sürdürürlerdi.
İri yarı oldukları için çoğu zaman yabancılar onların aşırı şişman ve çirkin insanlar olduklarını sanırlardı.İşin aslında bir Askajian vücudunu kuşatan torbacıklarda su depolayarak ek neme ihtiyaç duymadan susuz ortamlarda çok uzun bir düre hayatta kalabilirdi. Daha yaşama uygun ortamlarda ise ırkın bireyleri çok daha zayıf bir görünüme kavuşurdu çünkü vücutları su depolama ihtiyacı hissetmezdi. Depoladıkları suyun yüzde 60′ına yakınını sağlıkları bozulmadan tüketebilirlerdi.
Askajian kadınları bir kerede altı çocuk doğururdu. Çocuklarından 2yavru’ diye bahsetmeyi tercih ederlerdi ve onları beslemek için altı memeleri vardı.
Askajianlar gerçek anlamda hiç bir teknolojiden faydalanmadan ilkel bir kabile hayatı sürerlerdi. kabilelerin şefliği aile bağlarına göre belirlenirdi ve kabileler sık sık aralarında su kuyuları ya da sürü hayvanları için savaşırlardı.
Dansçılar Askajian kültüründe kabilelerin tarihçisi ve hikayecisi olarak dinsel bir öneme sahiptiler. en iyi bilinen Askajian’lardan birisi Yarna d’al’ Gargan’dı. Bu nazik Askajian evinden zorla kaçırılıp Jabba’nın kölesi yapılmış, ama Hutt’ın ölümünden sonra özgürlüğe kavuşarak tecrübelerini bir Yeni Cumhuriyet muhabirine anlatmıştı.